“happiness only real when shared.”
  • Hoşgeldim…

    Kemal, 28 April 2009, Tuesday

    geldim bakalım. e ne oldu berker geldim. hani ne yapıyoruz şimdi :) ) sözde gpl de yazışacaktık ama yalan oldunuz helal olsun :) :P

    Kategori(ler): Öylesine
  • Kırmızı Pazartesi

    Bruce McLAREN, 26 April 2009, Sunday

    Bana bir önyargı verin, dünyayı yerinden oynatayım.

    Nihayet, Tuna’nın her fırsatta öve öve bitiremediği Gabriel Garcia Marquez‘in ilk romanını(aslında roman demek için kısa, ama hikaye için de uzun) bitirdim: Kırmızı Pazartesi.

    Gabriel amca, namus cinayetine(ki masum olduğunu öğrendiğinizde içiniz bir garip oluyor) kurban gideceği herkes tarafından bilinen Santiago Nasar‘ın, göz göregöre öldürülüşünü olabilecek en akıcı ve sürükleyici şekilde anlatmış. Ki romanın en başında sonunun böyle biteceğini bildiğinizi hatırlatırım :)

    Cinayeti işleyen Vicario kardeşlerin, herkese Nasar’ı öldüreceklerini söylemesi, buna rağmen kimsenin onlara inanmaması ve haliyle onları engellemek için hiçbir şey yapmaması çok etkileyiciydi. Cinayeti bir nevi kasaba halkının vurdumduymazlığı işliyor.

    Romanın vurucu bir diğer yanı da Gabriel amcanın gerçek bir cinayeti anlatıyor olması. Wiki’den dötümle çevirmediysem, gençken tanık olduğu gerçek bir cinayeti 30 yıl sonra romanlaştırmış.

    Özellikle son bölümünde, bir an meydana atlayıp “kansız ipneler, bir şeyler yapsanız lan” deyip Nasar’ın kaçmasına yardım edesim gelmedi değil.

    Ben öldürdüler, Wene Hala…

    ** Çok dağınık bir yazı oldu ama romanı okuduktan sonra hak vereceksiniz.

  • Garip Hikayeler V1

    Nippon, 24 April 2009, Friday

    Eski izlediğim videolar şarkılar geliyor aklıma bu aralar. Bedenin yorgunluğundan hayal gücüde nasibini aldı sanırım. Belkide tatile çıktı, yoksa neden bu eski şarkılar geliyor açıklamak zor. Hoş, hatırladığım her anı başka çağrışımlarla çıkıyor karşıma…

    Yazının devamını okumak için tıklayın »

    Kategori(ler): Öylesine
  • Behçet

    Nippon, 13 April 2009, Monday

    Ve ben bir daha şarap içemedim ne zaman denesem şarap hep Behçet kokar bana

    Yazının devamını okumak için tıklayın »

    Etiket(ler): , ,
    Kategori(ler): Öylesine
  • Altmışüç

    Deniz Kargılı, 11 April 2009, Saturday

    Yarın ayın onbirinci günü olacak. Aylardansa Nisan. Bunları bu kadar kısa yazmak bile midemdeki ergen ve azgın asit dalgalanmalarının iflağımı vicdan vasıtası gruplu hallerde becermesine yetiyor.  11 Nisan 2009, Pazar. Vay annesini demeliyim sanıyorum. Aylar olmuş. Bir yola çıkageleli çok uzun çok uzun zaman olmuş. Gelecek kaygılarını kimseye önermem demem işe yarayacak olsaydı keşke. Keşke bize isim ve soyisim veren insanlar bize “borçsuzluktan” büyük zenginlikler bırakabilselermişler. Bu daha satır alabilecek bir mevzu aslen ancak anonim bir sonraki zamana kalacak. Zira vaktiyle bol diye yediğim zamanlar şu anda türlü genital ızdıraplara sebep oluyor.

    Varsa bu blogu okuyan bir 18 yaş altı, kendisine adam olmasını öğütlerim sadece.  Zira durumuma dikiz ki (artık) kiloluyum, saçlarım dökülüyor, kamburum, ülser sahibiyim…yani bir tek emekli maaşım eksik.

    Kategori(ler): Öylesine
  • bir dişçi macerası, kola sonrası hayat ve haggard

    Bruce McLAREN, 7 April 2009, Tuesday

    attığım en mantıklı başlıklardan biri oldu sanırım bu. neyse, iki (üç lan üç) konuyu birleştireceğim bu yazıda. güzel olacak umarım. haftasonu yaşadığım sinir harbinin etkilerinden kurtuluyorum yavaş yavaş. orospu çocuğu trulli, yavşak italyan. Yazının devamını okumak için tıklayın »

  • Ne Diyeyim

    Tuna Karahan, 7 April 2009, Tuesday

    Ne diyeyim dem çok uzun zaman oldu yazmayalı. Herkes bir yana dağılmamış neyseki. Sınavlar bir yandan evdeki inşaat bir yandan hava da keskin bir sıkıntı kokusu.  Chuck Palahniuk un dediği gibi her şey bir otoportre her şey birbiri ile bağlantılı. Mesela birine aşık olmak koskocaman bir otoportre gerektirir. Geçmişte gördüğünüz binlerce yüz bu yüzlerden sevdiğiniz güzel noktalar. Gördüğünüz vücutlar arasından sizi en çekenler. Tanıdığınız onlarca insan, onlarda gördüğünüz onlarca karakteristik haraket ve bunların oluşturduğu bir portre. Sadece bunlar değil, ilk görüşte ışığın vurduğu yön bile bir aşkın otoportresinin içinde yer alıyor.  Çok garip şeyler oluyor çok.

    Kategori(ler): Öylesine
  • elveda kola

    Bruce McLAREN, 4 April 2009, Saturday

    artan diş ağrılarım ve zaten sağlıksız olan beslenmemin üzerine tuz biber eklemesi nedeniyle kola tüketimimi önce azaltıp, sonra iyice azaltmaya(bırakmaya demedim evet) karar verdim.

    pazartesi gününden itibaren tuna’yla sabahları 2km -1km ile başlayacakmışız- koşmaya başlayacağız.

    hem Atatürk ne demiş:

    “Ben geliştiricinin zeki, çevik ve McLaren taraftarı olanını severim.”

    Kategori(ler): Öylesine
  • kendime hediye

    Bruce McLAREN, 3 April 2009, Friday
    go13052

    doğum günlerini çok severim. 3 sene önce doğum günü olayını kendi kendime halletmeye karar verip, ilk doğum günü hediyemi almıştım: Logitech Driving Force Pro. Ertesi yıl da Logitechh G25 hediye ettim kendime.

    go42066

    bu seneyi es geçmiştim ki megolamanlık yapıp kararımdan döndüm ve google sevgimi biraz daha somutlaştırıp mug ve tişört almaya karar verdim :)

  • Bir metalcinin hazin sonu…

    Bruce McLAREN, 1 April 2009, Wednesday
    epicfail
    Kategori(ler): Öylesine
(Haziran '08) — Bize bu güzel ortamı verdiği için, evrenin tek yaratıcısı Wordpress'e, bakarken orgazm olduğumuz bu temayı tasarladığı için de Berker Peksağ'a binlerce kere secde etmeyi görev biliriz. Amin.