Evet uzun süredir hayalini kurup bir türlü hayata geçiremediğimiz PES turnuvasını sürpriz ve acele bir şekilde de olsa sonunda düzenledik. Harika iki gün geçirdim ayrıntılara girmeden bu günlerde emeği geçen Savaş “duayen”, Kenan, Sinan, Tuna ve Berker’e teşekkürlerimi sunuyorum =))
herşey cumartesi gecesi başladı…
Islak taş kokusu, ağaç kokuları ile karışırya sıcak havalarda yağmur birden bastırdığında işte dün öyle havalardandı. Sabah ezanına kadar PES 2009 oynayacağımızı tahmin etmiyordum daha, hele hele saat 3 pm de uyanıp çekirdekle kahvaltı yapacağımızı söylese Can, en fazla 6-1 yenildiği maçta aslında 3-4 gol attığını iddia etmesi kadar inandırıcı gelirdi.
Gün biraz karışık başladı, belliydi olacaklar başlangıçtan. Savaş ve Can’ın gelmesine az bir süre kalmıştı ki kapı çaldı gelen lise’den sıra arkadaşımdı. Nerdeyse 1 yıldan fazladır görüşemiyorduk. Tuttuğum gibi kolundan daha eve girmeden, gidonundan yakaladığım bisikletimle beraber çamlığa doğru atıldık. Derken oturduğum yer evet evet o bank’ın tam o noktasına çamdan reçineler dökülüyormuş. Kucağıma bir kaç tanedüşünce artık çok geç kaldığımı anladım. Neyseki bu meret sıcakta eriyip yok oluyormuş. İlerde yapışırsanız korkmayın yani yarım saat içinde kayboluyor. Arkadaşımı uğurladıktan sonra Berker’le buluştum. Sevgili Berker Can’ı E5 den geçen ve oturduğumuz yere gelmeyen tek otobüse bindirmeyi başarmış. Sen gel o kadar otobüsten tam ona bin. İşte murphy kanunları bu oluyor. Bir işin ters gitme olasılığı varsa, gider. Can’ı yönlendirip tekrar yuvasına kazandıracak yola soktuktan sonra Berker ile ayrıldık bir süre. İşte şiddetli yağmurun bastırması tam bu zamana denk geliyor. Aslında Berker’le ayrılmadan önceye denk geliyor ya neyse. Yine aynı zaman bisikletle deli gibi hız yaptığım zamandan biraz önceydi. Ağaca çarpmamak için düşeyazıp ayağıma bir kaç çark deliği açtığım zamandan ise biraz daha önceydi.
Sabah ezanına kadar sürecek Pes seanslarının tohumlarını atmaya başladık Can gelince. Can hızlı başlasada sabaha doğru oyunu dengelemeyi başardım. Hele 3. Vodka dan sonra dağılan Lyon savunmasını geçmek Kahve Dünyası’nda soğuk içecek almaya çalışmaktan daha zor olmamıştır. – kesin şimdi kendini savunmaya başlar ben de bu kadar attım şu kadar geriden gelipte maç aldım diye, kahve dünyasındaki çocukta savunmuştu, hatta onları sabahtan yapmışlardı di mi can ? -
Savaş’la Sinan’da Geldikten sonra puzzle ın son eksik parçası “Gerçek Erkek” Kenan da yuvaya damlayınca biz de neşemizi bulmaya başladık.
Oha! sabaha kadar yazılır bu çok şey yaptık. Eğlendik işte bundan sonrasını hayal gücünüze bırakıyorum ya da gelsin Can devam etsin.
“Sevmediğim tek bir ırk var o da insan.” Bu şarkı sözünü arada ileti olarak kullanıyorum etrafımdakiler ne oldu? Neden böyle söylüyorsun diye tepki gösteriyor. Eee arkadaş sen eğer doğanın düzenini bozmak için her boku yersen, tüm canlılara işkence yaparsan senin neyini seveyim ben? Yazının devamını okumak için tıklayın »
Siyasi göndermeleri olan rap şarkıları hep sevdim.

Belkide içindeki isyandan dolayı, belkide yüksek sesle söyleyemediklerimizi başkalarının paylaşım ortamında dillendirmelerine imrendiğimden bilmiyorum…
Sabahları boğazıma koladan başka bir şey girmeyen ben, o beyaz peynir sayesinde kahvaltı yapmayı öğrenmiştim. Tabii -her zamanki gibi- düzenli olarak yapamadım ama en azından kola ve türevleri dışında bir şeyler de yemeye başladım.
İstanbul’a taşınıp, yalnız yaşamaya başlanınca doğal olarak daha önce yapmadığım şeyleri de vakit ayırmaya başladım. Tabii bunlardan en önemlisi de alışveriş ve yemekti. Ortaokuldayken çok güzel yemek yapardım ama sonra bu yeteneğimin yerini de uyuşukluk aldı.
Neyse, İstanbul’a yerleşeli neredeyse 1 yıl oluyor. Bu süre zarfında genelde hazır gıdalar ya da Hürriyet’in mutfağındakilerle beslendim. Son zamanlarda canım şu sert peynirlerden çekmeye başladı. Daha önce ilgilenmediğim için peynir hakkında yemek dışında bilgim yok tabii. Birkaç araştırma ve denemek için alınan peynirden sonra bugün Sanal Market‘te gezinirken gözüme Ezine Peyniri takıldı. Sözlük‘te biraz araştırdıktan sonra “bi’ de bunu deneyeyim lan” deyip, aldım.
Ve mutlu son
Bi’ peynir hakkında bu kadar uzun bir yazı yazacağımı hiç düşünmüyordum lan ehuha.