“happiness only real when shared.”
  • CocaCola Efsanesi

    Nippon, 10 February 2010, Wednesday

    Senelerce merak edildi Coca Cola’nın formülü. İnsanlar kola istiyorum dediklerinde akıllarına ne pepsi, ne cola turka, ne rc nede le’cola akla gelir. Bütün rakipleri arasında damakta en fazla iz bırakarak zihinlere ve alışveriş listesinin başına yerleşmişti Coca Cola. Özellikle gençler arasında popülaritesini kaybedeceğine hiç ihtimal vermiyorum. Senelerce daha marketlerin buzdolaplarının en ön raflarını ona ayırdılar.

    Yazının devamını okumak için tıklayın »

    Etiket(ler): , , , ,
    Kategori(ler): Öylesine
  • Garip Hikayeler V2: Turna’yı Kurtarmak

    Nippon, 10 February 2010, Wednesday

    Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde… Pire berber iken, deve tellal iken, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken ve bugüne kadarki en korkunç süper kahraman hikayesinin girişini yapmışken, karlı bir İstanbul akşamında esir halde bir evde kapalı tutulan Turna hanımın bu yalnızlığını paylaşan tek canlı: düzenli olarak yem verdiği kargası Karakanat’tı. Karakanat ile birlikte düşen kar tanelerini hüzünle izliyorlardı.

    Yazının devamını okumak için tıklayın »

  • Gülemeyen adam

    Nippon, 2 January 2010, Saturday

    Adamın biri çok mutsuzmuş. Hiç bir fıkra, espri, herhangi komik bir şey onu asla güldürmüyormuş. Bu durum artık iyice canını sıkmaya başlamış ve bir gün doktora gitmeye karar vermiş. doktora gidip derdini anlatmış. Adamı dinleyen doktor,bir dizi testlere tabi tutmuş..sonuçlar eline ulaştığında,adamın hiçbir hastalığı olmadığını anlamış.bu işten bir şey anlamadığını söyleyen doktor,adamı başka bir doktora göndermiş…

    ne yazık ki orada da derdine çare bulamayan adam,duyduğu bütün doktorları dolaşmış…sonuçlar hep aynı çıkmış…gittiği bütün doktorlar bir rahatsızlığı olmadığını ve bir şey yapamayacaklarını söylüyormuş…

    böylece uzun bir zaman geçmiş…gülmeyi beceremeyen adam,çaresiz kalmış..sonunda ilk gittiği doktora tekrar gitmeye karar vermiş…tekrar geldiğini ve bu derdine bir çare bulmasını istemiş…doktor ona;fiziksel bir rahatsızlığı olmadığını bu işi psikolojik olarak çözme yoluna gitmeleri gerektiğini söylemiş….-senden öncede böyle hastalara denk geldim…benim işimde çok yorucu ,çok stresli,ama ben bunun çaresini buldum..demiş devam etmiş; -her yıl bu mevsimde meydana bir sirk kuruluyor,o sirkte akşamları bir palyaço çıkıyor….muhteşem bir şey ne kadar stresli,sinirli olursam olayım o palyaçoyu izlerken gülmekten karnım ağrıyor…bütün sinirimi unutup mutlu bir şekilde evime gidiyorum demiş…

    sana bir tavsiyem var,gel beni dinle bu akşam sende o palyaçoyu izlemeye git,bak göreceksin yıllardır gülememenin acısını çıkarıp çok güleceksin demiş…Gülemeyen adam cevap vermiş;-doktor bey ! O PALYAÇO BENİM !..

    Kategori(ler): Öylesine
  • Kaçınılası yılbaşı muhabbetleri

    Nippon, 30 December 2009, Wednesday

    Malum yılbaşı arifesindeyiz. Açıkcası içimde heycandan çok genel olarak olumsuz geçen 2009′dan kurtulma isteği var sadece. Yeni bir yıl yeni bir yaş, yeni fırsatlar, yeni umutlar, yeni hayaller demek. Bir şekilde umutların tazelenmesi gibi. Bu kadar toz pembe bir tabloyu mutlaka soldurmak isteyecek insanlar çıkacak emin olun. Hatta yakınlarınızda bu kişiler, hayır hayır kötü niyetli değiller ama sanırsam toz pembe görüntüden hoşlanmıyorlar.

    Yazının devamını okumak için tıklayın »

  • Can’ına sağlık

    Nippon, 27 December 2009, Sunday

    Bizde Can’lar kıymetlidir. İsteklerde önceklikler onun ne istediği ile alakalıdır. Bir bakarsınız onun isteği sonucunda kendini kazdağlarında bulursun, bir bakarsın düşmeden önce yalpalayan bir motorsikletin arkasında, bazende yapacak birşey yok diyip bitmesini beklersin rakı kadehinin miğdede durmayacak da olsa. Can’ın keyfi üzerine hayal kurarsın arka planda şarkı çalarken “canlısı nasıl olur” diye gene onun keyfidir seni aksi istikamete götüren. Lıkır lıkır içilen biralardan sonra kader ortaklarını korkutur Can’ın keyfi. Bazen tutamazsın o’nu, bunalır içine atar içine atar ve burasına kadar geldi bir anda bir yanardağ gibi patlar, iyi değildir onun bilinçaltında olumsuz şeyleri biriktirmek sonra düşünürsün kara kara “acaba?” diye. Can’ın çektiği balık ekmeği yedirmediler diye 3 gün laf sokarsın mesela, yada Can’ına kuvvet diyip iki kişiyi taşırsın Can’ına güvenerek. O’nun keyfinden tanırlar seni henüz ikinci gidişinde Çiçek Pasajında, Can’ına olan özlem ile sorarlar: “nerelerdesin sen abi?”. Boğazda kahvaltı hayali kurar Can, masasına tam oturmak üzereyken kala kalır öylece. Hafif kavruk esmer tenli kardeş yönlendirir börekçi bu tarafta diye. Dudak üzerinde kalan pudinktir Can, kalakalırsın duyduğunda hönk diye. Doğum günün kutlu olsun kardeşim, kare as’ımın kupa’sı :) Dikkat et kendine kıymetlidir Can’ımız, Can’ına sağlık, Can’ımız sağolsun ^_^

  • İkizlerin Küçüğüne

    Nippon, 30 November 2009, Monday

    Tanıdığım tanımadığım ismimi bilen bilmeyen herkesin uğraştığı insanım şu son iki haftadır. Kasımpaşa mağlubiyetinden sonra sahada sanki ben oynamışım da kaybetmişim gibi herkes benimle uğraşıyor bana sataşıyor hayır tamam uğraşın sorun yokda uğraşanların tamamı başka takımları tutuyorlar. Hayatımda tutkunu olduğum en büyük şey belkide Fenerbahçe. Pek çok hassas tarafım belkide. Neyse konumuza gelelim. Geçen hafta Beşiktaş’a yenildikten sonra (ki gerçekten harika oynadılar.) Galatasaraylılar Beşiktaşlılar Antepliler Diyarbakırsporlular herkes bizim takıma yükleniyor. Yahu haçlı ordusunu mu kurdunuz? Normalde böyle kenetlenseniz şimdi ülkece nerelerdeydik ama sadece rakip ulaşılmaz olunca bir araya geliyorsunuz değil mi? :)

    Yazının devamını okumak için tıklayın »

    Kategori(ler): Futbol, Keyfekeder, Spor
  • Nadas Sonrası

    Nippon, 13 November 2009, Friday

    Bundan yaklaşık bir on, oniki sene önceydi. Tarlamda bulunan ben büyüklüğünde ki böcekler için yeni bir öneri olarak girmişti hayatıma. Bu böcekler hayatı o kadar zor hale getirmişti ki tarlaya ekilen mahsuller daha tohum aşamasında çürüyüp gidiyorlardı. Onu işlememe tam performans ile kullanmama engel olan bu böcekler için pekçok başarısız çözümden sonra tanıştım tarlamın tarihini değiştirecek kurtarıcı ile.

    Yazının devamını okumak için tıklayın »

  • Mağaza muhabbetleri

    Nippon, 3 November 2009, Tuesday

    -ddr ram almak istiyorum
    * maalesef ddr ram kalmamış
    -tamam o halde kingston olsun
    *ddr modeldir beyfendi, maalesef o model kalmamış
    - tamam bende kingston istiyorum aaa…

    -dvd var mı acaba?

    *film mi?

    -Dvd yahu

    *boş dvd mi?

    - dvd işte

    – dvd pileyır pileyır…

    -pardon ps3′ün fiyatı ne kadar?

    * 1.250 tl 250 gb.

    -hmmm açmamız mümkün mü?

    *maalesef kilitli

    -peki, ps2 ile çok fazla görüntü farkı varmı?

    *tabiki oyunlar yüksek çözünürlükte 720p ve 1080p gibi.

    -hmmmm acaba çok farkediyor mu?

    Kategori(ler): Öylesine
  • Garip Hikayeler V2

    Nippon, 28 October 2009, Wednesday

    Hayat bu kadar garip olunca hikayeleri de bir o kadar garip oluyor. Çocukluktan itibaren bir şekilde süper kahramanlara bağımlı yaşıyoruz. Çizgi romanlarda, çizgi filmlerde, animasyonlarda ve filmlerde sürekli hayat kurtaran, hayat değiştiren süper kahraman hikayeleri ile tanışıyoruz. Bir şekilde etkiliyor herkesi, bazende zaman zaman insanlara “benim de hayatımı değiştirecek bir süper kahraman olacak mı?” sorusunu sormak için kendileri ile başbaşa kalıyorlar. Yazının devamını okumak için tıklayın »

  • Kan Yüzüğü

    Nippon, 20 August 2009, Thursday

    Aziz Nesin’in “70 YAŞIM MERHABA” daki bir öykü “Kan Yüzüğü”. Saian bu hikayeden etkilenerek bu şarkıyı yapmış. Baya etkilendim hem hikayeden hemde şarkıdan o nedenle hem hikayeyi hemde şarkıyı koyuyorum :) Rap ile kalın ^_^

    Yazının devamını okumak için tıklayın »

(Haziran '08) — Bize bu güzel ortamı verdiği için, evrenin tek yaratıcısı Wordpress'e, bakarken orgazm olduğumuz bu temayı tasarladığı için de Berker Peksağ'a binlerce kere secde etmeyi görev biliriz. Amin.