“happiness only real when shared.”
  • selektör #1

    Burak Mirac Yılmaz, 16 February 2009, Monday

    türk insanının hayatında selektör diye bi kavram var. kimsi çok kullanır, kimisi kullanmaz… ama her selektörün ayrı bi anlamı vardır aslında.

    hiç düşündünüz mü selektör yaparken “ben napıyorum yüce Rabbim” diye? hiç düşündünüz mü sizin selektör yaparken düşündüğünüz şeyi karşıdakinin doğru anlayıp anlamadığını? gerçi zaten anlamamışsa kaza oluyo genelde. nitekim selektörün bi sürü anlamı var… benim gözlemlediğim bikaçtanesi burda efenim buyrun…

    1. yol ver selektörü: selektörün en bilinen anlamıdır. üç yaşındaki çocuk bile bilir, iki yaşındakiler bilmeyebilir belki.. sol şeritten hızlıcana giderken sizin arabanızdan daha düşük model bi araba birden sağ şeritten sizin şeride tecavüz eder. veya tın tın giderek zaten büyük bi zevkle tecavüz etmektedir. arkadan hızla geldiğiniz için 1 km önceden çat çat çat verirsiniz selektörü… eğer anlayışlı ve efendi bir şöferse zaten sinyali çakar sağa geçer… yok değilse daha da uzar bu şelektör işi… inatlaşır sizinle. hele bide hafif trafik varsa ve sağ şeritte azcık yoğunsa acı çektirir… siz ne kadar makas atmamak için kendi kendinizi yiyosanız, bu arakdaşta yol vermemek için o derece kendini yer… netice olarak selektörün uzun hüzmeli aralığı git gide uzamaya başlar. ilk başlarda “çatçatçatçat” olan selektör sesi “çat-uzunuzunuzun-çat” oluverir… adam sağ tarafı boş olduğu halde yine yol vermiyosa zaten artık olay selektör olmaktan çıkmıştır. öndeki arabanın tamponuna kadar girilir ve uzun hüzmeli farlar açılır… artık selektör değildir. rahatsız etmedir… eğer öndeki inatçılığı bırakıp piskopatlığa geçerse s.çtınız zaten. zaaart diye freni bi koyar, siz arkadan çarpmış olacağınız için 8/8 (bu muydu oran?) suçlusunuz zaten. yok o kadar piskopat değilse sadece yol vermez. zaten aslında uzunları yakma olayına gelmeden önce anlaşılır öndekinin limiti. yol verecek olsa adam uzun selektörden sonra zaten verir… gelelim piskopat değilse seçeneğine… piskopat değil sadece inatçıysa yol vermez hayatta. sizde mecburen töbestafurulla diyip sağa sinyali çakıp makası verirsiniz elemana. yanından geçerkende bi “a.q.” bakışı atarsınız… sonra önüne aniden kırarsınız. maksat rahatsız etmek ya… ve bu artık olayın sonuç kısmıdır. la havle çekip bir sonraki selektöre kadar huzurlu bir şekilde devam edersiniz yolunuza….
  • asl pls

    Burak Mirac Yılmaz, 2 September 2008, Tuesday

    burak 26 m ankara

    selam gençlik ben geldim.

    seni yazar yaptık diye bi sesle uyandım. sağolun dedim önce. varolun dedim sonra ama içten bi “varolun” değildi aslında. çünkü hangi insan karşısındakinin kendinden daha çok varolmasını ister ki? insan hep daha fazla olmak ister. 1 ken 2 olmak ister ve evlenir. 3 ken 4. yü arar okey oynayabilmek için.4 ken bi 4 daha arar beach volley oynayalım der. 8 olurlar 3 kişi daha ararlar maç yapalım diye…

    ama olsundu. bana açılan kapıyı daha kulbunu bile tutmadan suratına mı kapatsaydım karşımdakinin? hayır. bana yazarsın dediler, bende yazarım dedim, yazdım bile. yazıcamda sanırım. güzelmiş yazmak. evin duvarlarını boyayabiliriz artık. yaza yaza yaz bitti. bana yine az geldi, az geldim uz gittim.

    netice itibariyle ben geldim dostlar, bi götlük yer açın bakalım… hadi tuna, bi yanaş canım…

    Etiket(ler): , ,
    Kategori(ler): Haber
(Haziran '08) — Bize bu güzel ortamı verdiği için, evrenin tek yaratıcısı Wordpress'e, bakarken orgazm olduğumuz bu temayı tasarladığı için de Berker Peksağ'a binlerce kere secde etmeyi görev biliriz. Amin.