Tanıdığım tanımadığım ismimi bilen bilmeyen herkesin uğraştığı insanım şu son iki haftadır. Kasımpaşa mağlubiyetinden sonra sahada sanki ben oynamışım da kaybetmişim gibi herkes benimle uğraşıyor bana sataşıyor hayır tamam uğraşın sorun yokda uğraşanların tamamı başka takımları tutuyorlar. Hayatımda tutkunu olduğum en büyük şey belkide Fenerbahçe. Pek çok hassas tarafım belkide. Neyse konumuza gelelim. Geçen hafta Beşiktaş’a yenildikten sonra (ki gerçekten harika oynadılar.) Galatasaraylılar Beşiktaşlılar Antepliler Diyarbakırsporlular herkes bizim takıma yükleniyor. Yahu haçlı ordusunu mu kurdunuz? Normalde böyle kenetlenseniz şimdi ülkece nerelerdeydik ama sadece rakip ulaşılmaz olunca bir araya geliyorsunuz değil mi?
Berker’in ne zamandır istediği şeydi futbol yazmak. Madem o zor kalkan kıçını kaldıramıyor biz dem’de bir ilk yapıp futbol ile ilgili bir yazı yazalım dimi ama
Yazının devamını okumak için tıklayın »
Evet uzun süredir hayalini kurup bir türlü hayata geçiremediğimiz PES turnuvasını sürpriz ve acele bir şekilde de olsa sonunda düzenledik. Harika iki gün geçirdim ayrıntılara girmeden bu günlerde emeği geçen Savaş “duayen”, Kenan, Sinan, Tuna ve Berker’e teşekkürlerimi sunuyorum =))
herşey cumartesi gecesi başladı…
Geçen hafta neler yazmıştım neler, sonra galibiyet sonrası yazmak doğru olmaz diye yayınlamadım bir kenara attım. Sert bir yazıydı. Galibiyet sonrası iyi anlaşılmazdı biraz daha yumuşatılmış hali bugüneymiş =)) Hikayenin başına gitmeli
Yazının devamını okumak için tıklayın »
Pazar günü ne yapsam da oy kullanmaktan kendimi alıkoysam diye düşündüm birkaç kez ancak her seferinde kahrolası gelişmiş sorumluluk duygusu baskın çıktı.Bir yandan bahaneler üretmeye çalışırken diğer yandan kim bir adet pek kıymetli oyumu hakeder diye de düşünmekteyim. Sonuçsuz kalan düşünmeler dönüp dolaşıp siyasete olan alerjime takılıyor her seferinde. İşin aslı epey derin yani temelden hoşlanmam politikadan.Özünde yalan olan bir kavramla nasıl barışık olabilirim ki?Hele ki güzelim ülkemizdeki uygulanma şeklini düşününce 5 kat artıyor mesafe.
Konunun eğlenceli yanları da yok değil gerçi hem ne eğlence.Seçim zamanı yaklaştıkça ortalarda göremediğimiz vekillerimiz,belediye başkanlarımız bir anda heryerde oluveriyorlar.Aman Allahım! o ne enerjidir öyle?İki hafta önce bizim işyerine de daldı kıymetli vekillerimden biri.Çay saati tasarım ofisinde çalışma arkadaşlarım ile laflarken 8,9 takım elbiseli üretim bölümünden içeri daldılar tasarımcı arkadaşımın -Allah basıldık hoca! nidası ile irkildim kafamı kaldırıp gurubu görünce harbi basıldık galiba dedim kendi kendime.Yani 8,9 takım elbiseli güneş gözlüklü tip yaklaşıyordu ofise ve tekin bir halleri de yoktu.Çalışma Bakanlığı mı?Maliye mi? diye düşünürken ofisin kapısını araladım ve önden gelen vatandaşın vekilimiz sizi ziyarete geldi sözü ile mevzuyu anladım.Vekilin yüzünü göremedim,zira üstüme atladı ve başladı sarılmaya arada sallıyor,öpüyor tekrar sarılıyordu içimden noluyor leyn diye geçirirken kurtulma hesapları içerisinde bir yan hamle yaptım ama nafile güçlü adamdı, netekim kurtaramadım kendimi namus elden gidiyor galiba diye biraz panikledikten sonra yapacak birşey olmadığını anlayınca kendimi vekilimin kollarına bırakmaya karar verdim.İyi yönden bakmak lazımdı insan ömründe kaç kere bir vekilin kollarında sevilebilir,öpülüp koklanırdı?Arada işte yurdum insanı,ne güzel insan değil mi?,bunlar bizim insanlarımız vb. sözleri anlayabildim.Son olarak ben bu hallere düşcek adam mıydım ulen diye aklımdan geçirdim ve sarılma faslı bitti.Bitti derken yanyana pozisyona geçtik
Ve vekilim ilk olarak; -İşleriniz nasıl?Var mı problem? diye sordu.-Bildiğiniz gibi kriz ortamı ancak elimizden geleni yapıyoruz dedim.-Aşacağız bütün bunları dedi.-İnşallah dedikten sonra talep toplamaya geçti.Kısaca siyaset yaptı.-Var mı bir ihtiyacınız dedi.Aklıma ulaşılması güç cansuyu kredilerinden yakınmak geldi.-EE şey diyebildim sadece zira araya daldı ve-Peki var mı Başbakanımıza iletmemizi istediğiniz bişey dedi.-Bu kred…. derken peki hadi çocuklar dedi ve hızlı adımlarla dışarı doğru katetmeye başladı.Ofise geri döndüm,kendimi kurtulmuş,rahatlamış hissettim.Sonra katılarak gülmeye başladık çalışma arkadaşlarımla.Politikladan neden nefret ettiğimi bir kez daha hatırladım bu vesile ile.
İspanya maçına geri sayım devam ediyor.Sanırım bu kez beklentilerimiz biraz daha makul seviyelerde.Bizim taraftar anketlerinde İspanya favori açık ara.Basında ayakları yere basar bir havada.Konu futbol olunca kendimizi kaybettiğimizden ben farklı bir atmosfer bekliyordum. Sezon açılışlarında tebessümlerle takip ettiğim kulüp yöneticilerinden gelen sezon hedefleri ile ilgili açıklamalar genellikle -UEFA kupasında final hedefliyoruz,-Şampiyonlar Ligin’de en az yarı final vb. olunca futbol konusundaki iyimserliğimiz başlı başına karikatür oluyor.
Ne zaman film arşivini açsam elim 90 öncesi yapımlara kayıyor.Birsürü yeni film var süreklide indiriyorum ancak izleyesim yok hiç.Nadiren yeni bir film izliyorum hastalık gibi elli kere izlediğim filmleri tekrar tekrar izliyorum.The Shining bu vesile ile şiddetle tavsiye edilir.Film Stephan King’in en iyilerinden Medyum adlı romandan Stanley Kubrick tarafından uyarlanmış.Birçok Kubrick yapımı gibi sansasyonel.Kitabın çizgisinin oldukça dışında seyrediyor zira King ile epey kavga etmişler sette de.Dönemin çok ötesinde kendi icadı olan çekim teknikleri kullanmış büyük usta.Ayrıca filmde her sahnede inanılmaz detaylar var.Her izleyişinizde yeni bişeyler buluyosunuz.Gerilim unsurları da özgün ortam seslerinden türetilmiş.Jack Nicholson’da döktürüyor tabi.
İlk kez yazıyorum çok heyecanlıyım
Teknik altyapıyı oluşturan Berker’e ve yazıları ile emek veren tüm arkadaşlara teşekkürler.

Duydum sonunda, o sesi sonunda duydum. Bir kırılma sesiydi derinlerden çok derinlerden geliyordu belkide uzaklardan. Biraz gecikmiş biraz bekletmişti ama olsun duydum o sesi. Yazının devamını okumak için tıklayın »
Bir kaleyi düşürmenin en kolay yolu onu içten fetetmektir. Maalesef bu bilginin canlı şahidi oldum bu hafta. Yazının devamını okumak için tıklayın »
Bildiğiniz üzere 8 mart dünya kadınlar günü. Belkide sadece Türkiyededir de bize dünya diye yutturuyorlardır bilemiyorum. Ama gün gerçekten önemli ve özel bir gün pek çok bakımdan hemde. Ee 8 mart demişken bu günden bahsetmeden olurmu? olmaz tabi ki
24 Ekim 2008 tarihinde, Diyarbakır 1. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından, dünyanın en büyük blog ağı Blogger’a erişim engellendi.
Defalarca engellenen, dünyanın en büyük video ağı Youtube’a erişim aylardır, ve hali hazırda, engelli.
Adminampüldalyaprak Recep, küresel mali krizin döviz piyasaları üzerinde yarattığı dalga hakkında bir kez daha Türkiye’nin tepesinde oturan adamın ekonomiden hiçbir bok bilmediğini gözlere sokmak istercesine, “biraz da ihracatçı kazansın ya” dedi.
Üniversitelere türban takarak girmeyi serbest bırakan, yıllardır meclisin en büyük meselesi haline gelmiş, yasanın iptalinden sonra bu ülkede her zaman işe yaramış mazlumu oynama yöntemini tercih eden bir grup muhafazakar kadın, içinde “türban takınca sokakta rahat edemiyoruz” gibi çok muhteşem tespitler bulunan Baskı Altındayız isimli bir yazı ve örgütlenme oluşturdular. Ancak muhafazakarlık örneği bu hareketin sitesi Blogger üzerinden yayım yaptığı için şu anda onlar da engelli. (Türkiye, Asya ile Avrupa arasında çok önemli bir ironidir.)
Haber değil. Ama düşününce, başbakan, cumhurbaşkanı, meclis, Ankara ve İstanbul belediyeleri, -nerdeyse İzmir dahil, ki Antalya dahil- pek çok belediye.. Hatırlamak gerek, farkında varmak gerek bazen!
Tuzla’da gelecek 5 gün içinde büyük ihtimalle bir işçi daha ölecek.
Istanbul’da Bir Sürrealist: Salvador Dali.
Ankara’da Bir Sürrealist: İb. Melih Gökçek
Sokakta herkesin dilinde olan “iyi ki dolar borcumuz yok bilader valla” lafına ithafen; Türkiye’nin yüzmilyarlarca dolar borcu var.
Devlet Bahçeli açıkladı; Adminampüldalyaprak Recep’in dolar 1,20′yken tüm parasını dolara yatırmış. Dolar bugun 1,64 O artık daha da zengin.
Din üzerinde çok başarılı yergi kitapları yazmış Turan Dursun‘un sitesine erişim engellendi. Ee, demek ki öldürmek yetmiyormuş!
Dünya’da ve Türkiye’de özellikle Tanrı Yanılgısı kitabıyla tanınan yazar Richard Dawkins‘in sitesine erişim engellendi.
Türkiye’de 1200‘ün üzerinde web sitesine erişim engellenmiş durumda.
Bir arkadaşımın sözü, görürüm ve alkışlarım; “youtube’u, blogger’ı, porno sitelerimi, özgürlüğümü engelleyen adalet sisteminin annesini sikeyim! bu kadar da açıktır! ”
28 Ekim 2008′de dünyanın en büyük bir diğer video ağı olan Google Video’ya erişim engellendi.
…
Bunlar sizi ilgilendiriyor, mevzu Ktunnel bok püsür değil. Gelecekten korkmayan karşı çıksın. Ben korkuyorum..