“happiness only real when shared.”
  • İkizlerin Küçüğüne

    Nippon, 30 November 2009, Monday

    Tanıdığım tanımadığım ismimi bilen bilmeyen herkesin uğraştığı insanım şu son iki haftadır. Kasımpaşa mağlubiyetinden sonra sahada sanki ben oynamışım da kaybetmişim gibi herkes benimle uğraşıyor bana sataşıyor hayır tamam uğraşın sorun yokda uğraşanların tamamı başka takımları tutuyorlar. Hayatımda tutkunu olduğum en büyük şey belkide Fenerbahçe. Pek çok hassas tarafım belkide. Neyse konumuza gelelim. Geçen hafta Beşiktaş’a yenildikten sonra (ki gerçekten harika oynadılar.) Galatasaraylılar Beşiktaşlılar Antepliler Diyarbakırsporlular herkes bizim takıma yükleniyor. Yahu haçlı ordusunu mu kurdunuz? Normalde böyle kenetlenseniz şimdi ülkece nerelerdeydik ama sadece rakip ulaşılmaz olunca bir araya geliyorsunuz değil mi? :)

    Üzerine bu haftaki mağlubiyetten sonra gene sesler yükselmeye başladı. Bir gün önce Galatasaray’da mağlup olmasa dahada kalabalık olacaklardı neyseki yenildilerde sesleri çıkmıyor. Şimdi gelelim Beşiktaş’lılara.

    Gelmeden önce şunuda yazayımda farklı tepkiler gelir belki :) Bu satırları okuyan Beşiktaş’lıların söylemeyi düşündüğü ilk cümle gene Türkiye Kupası olacak (diğerleride UEFA diyecekler onlardan başka bir yazıda bahsederiz) :) Yahu tamam alamıyoruz o lanetli kupayı hayatımda da görmedim doğrudur ama olay zaten kupa almak değil yinede kupalar ile giriş yapalım bari Kendilerine has duruş(!)ları ile büyük olduklarını iddia eden ama tek büyüklüklerini İstanbul’da olmalarına borçlu olan Güzel İstanbul’umuzun üçüncü kulübüne.

    Geçen seneye kadar on senede bir şampiyonluk görürken Fenerbahçe ve Galatasaray’ın ikisinin birlikte belkide tarihlerinin en kötü sezonlarını geçirdiği sene Sivasspor’u geçerek şampiyon oldu. Ki kendilerini tebrik ediyorum sonuç olarak şampiyon oldular ve gerçekten bir başarıdır bu. Ama arkadaş şampiyonluk kutlamalarınız sırasında etrafa yaydığınız o ağır naftalin kokularını nasıl unutursunuz yahu? Kırk yılda bir şampiyon olup dolaplarınızın en ıssız yerlerine attığınız ve ömrünüzde 3-4 kez çıkarttığınız bayrakları ve formaları çıkartıyorsunuz sonra nereden geldiğinizi unutup başlıyorsunuz sağa sola sallamaya.  Başarıya aç gözünüz doymadı mı? Yada desibel ile tatmin olan koca egolarınız ? Şampiyonluktan fazla bizim durumumuz konuşuluyor yada galibiyetinizden fazla bizim mağlubiyetimiz. Son altı hafta bu kada kötü olmamıza rağmen hala üstünüzdeyiz ve hala konuşuyorsunuz sallıyorsunuz. Yahu form düşüklüklerinin normal olduğunu anlamadınız mı? Ayrıca biraz olsun bir aynaya bakın yahu ikide birde biz olmazsak Galatasaray şampiyon olsun açıklamaları yapan (ki aynısını diğer tarafta yapıyor) bir derbi karşılaşmasında o yıl gelen yabancı bir futbolcuyu tek maç için (geldiği takımla olan maç) kaptan yapacak kadar büyüksünüz. Bir zahmet aynaya bakıp kendinizi görmeye çalışın yoksa daha çok üzüleceksiniz. Büyüklüğü hala kupalarda yada rakip dediğiniz insanları desteklemekte buluyorsanız lütfen bir düşünün. İki kulüp başka bir kulübün başarılı olmasını istemeyip birbirini kolluyorsa büyük olan ikiz kardeşlerden birimidir yoksa ikizlerin ortaklığına rağmen ayakta olan ve hala imrendikleri tek tabanca olanmıdır? Bir gün büyüyeceğiniz hayaliyle ikizlerin ve şehrin küçüğü…

    Kategori(ler): Futbol, Keyfekeder, Spor

Yorumlar

  • Bruce McLAREN
    Yorum — 30 November 2009, Monday @ 22:32

    Nasıl bi “boyut” takıntısıdır bu anlamadım ya. Tamam olm en “büyük” Fenerbahçe :P Çarşı’daki teröristler hariç hiç bi Beşiktaşlının en büyük olmak gibi bi sevdası yok zaten. Rahat olun bu “büyüklük” konusunda.

    Saygılarımla,
    Bruce McLAREN

  • Nippon
    Yorum — 30 November 2009, Monday @ 22:34

    yahu kimde büyüklük takıntısı var bir bak Boka’m :) ayrıca işlevinizde yok ki :) neyse =))

    Saygılarımla,
    Nippon

  • Bruce McLAREN
    Yorum — 1 December 2009, Tuesday @ 00:14

    Beşiktaşlıların bahsettiğim gereksiz tayfa haricinde “büyük” olmak ve/veya “en büyük” olmak gibi bi’ takıntısı yok. Bir şey yazarken hedef kitlesini doğru seçmek lazım.

    Saygılarımla,
    Bruce McLAREN

  • Nippon
    Yorum — 1 December 2009, Tuesday @ 00:16

    kendini çoğunluk arasında sayıyorsun ama üzgünüm Berker. Senin gibi düşünen insanların yüzdelik dilimlerle tarif edileceğine inanmıyorum. Yorum yaparken bulunduğun dilimi düşünmek lazım.

    Saygılarımla,
    Nippon

  • Bruce McLAREN
    Yorum — 1 December 2009, Tuesday @ 00:20

    Kendini dünyanın merkezinde görüyosan dediğinde haklısın. Senin çevrendeki Beşiktaşlıların hepsi yazındaki gibi düşünüyor olabilirler. Bu sana genelleme yapma hakkı vermez. Ayrıca, çok rica ediyorum konuyu “büyük vs. işlev” eksenine çekip seviyeyi düşürmeyelim.

    Saygılarımla,
    Bruce McLAREN

  • Nippon
    Yorum — 1 December 2009, Tuesday @ 00:23

    hiç bir şeyin merkezinde değilim hatta bir şeye yakın olacaksam çapın uç noktalarını tercih ederim. Sadece çevrem değil objektif bir şekilde etrafına bakarsan anlarsın ne demek istediğimi. Yazıda geçen büyüklüğü “boyut” a kim çekip mevcut seviyeye getirmiş bir bak istersen.

    Saygılarımla,
    Nippon

  • Bruce McLAREN
    Yorum — 1 December 2009, Tuesday @ 00:31

    Hemen bakıyorum:

    İlk saniyede gözüme çarpıyor mesela büyüklük kompleksin: Yazının başlığı “İkizlerin Küçüğüne”

    Sonra,

    Kendilerine has duruş(!)ları ile büyük olduklarını iddia eden ama tek büyüklüklerini İstanbul’da olmalarına borçlu olan Güzel İstanbul’umuzun üçüncü kulübüne.

    Hatta,

    Büyüklüğü hala kupalarda yada rakip dediğiniz insanları desteklemekte buluyorsanız lütfen bir düşünün.

    Son olarak,

    Bir gün büyüyeceğiniz hayaliyle ikizlerin ve şehrin küçüğü…

    Sadece yazından ilk bakışta gözüme takılanlar bunlar. Büyüklük konusunu kimin açtığıyla herhangi bir soru işareti kalmamıştır umarım.

    Saygılarımla,
    Bruce McLAREN

  • Nippon
    Yorum — 1 December 2009, Tuesday @ 00:35

    yukarıda “boyut” “işlev” muhabbetinden rahatsız olmamışmıydın sen? şimdi neden büyüklük olayına döndün ki?

    ” -“büyük vs. işlev” eksenine çekip seviyeyi düşürmeyelim.” den takımları sıralama konusundan bahsediyordun da ben mi anlamadım? soru işaretler azalması gerekirken artıyor nedense… birde büyüklüğü bu kadar önemsemeyen birisi olarak neden bu kadar rahatsız oldun ki Beko?

    Saygılarımla,
    Nippon

  • Bruce McLAREN
    Yorum — 1 December 2009, Tuesday @ 00:56

    Hmm, boyut, büyüklük… Bana eş anlamlı kelimelermiş gibi geldi nedense. Farklıymış demek ki. Başka neler öğrenicem bakalım.

    Hala Beşiktaş’ı senin veya başka birinin ne kadar “büyük” gördüğüyle veya ne kadar “boyut” biçtiğiyle zerre kadar ilgilenmiyorum. Beşiktaşlılıkla zerre alakası olmayan terörist kılıklı bir “taraftar grubu” ile diğer Beşiktaşlıları aynı kefeye koyarsan, rahatsız olurum doğal olarak.

    Takımını çok sevebilirsin, ben de seviyorum ama rahatsız olduğun şeyleri dile getirirken hedefi doğru seçmek lazım. Şimdi çıkıp, GFB hakkında rahatsız olduğum şeyleri tüm Fenerlilere yükleyebilirim mesela. Ama o it sürüleri gibi olmayan, hatta senin gibi de düşünmeyen pek çok Fenerli varken ne kadar doğru olur sence?

    Saygılarımla,
    Bruce McLAREN

  • Nippon
    Yorum — 1 December 2009, Tuesday @ 01:04

    İki kelimenin kullanım yerlerini düşün Berker beni anlayacaksın hak vereceksin :) öğrenmenin yaşı yok…
    Takımına olan sevgin değişsin ve azalsın diye yazmadım bunları böyle düşündüğüm için yazdım. Çoğunlukta olan taraftar gurupları öne çıkıyor öyle biliniyor sende gayet iyi biliyorsun bunu. Senin nefret ettiğin taraftar gurubuna hayran o kadar çok insan var ki aynısı benimde başıma geliyor nefrette etsem o lekeyi temizliyemiyorsun. Yönetimlerin yaptıklarına benzer “bir iki insanın yaptığını camiaya mal etmeyin” açıklamalarınıda sevmiyorum edeceksin arkadaş. Engellemek yada düzeltmek için birşey yapmıyorsan edeceksin edeceğim edecek. Bu kadar basit bir olay. Takımımın sevmediğim tek tarafı GFB ve Esenler’dir. Bunlar için birisi takımıma suç atarsa yazabileceğim cümleler bir iki tane ile sınırlı kalır çünkü bu iki gurubun silinmesi için birşey yapıldığına inanmıyorum. Eee kötüyü kimse düzeltmeye çalışmıyorsa hata camialarındır. Sorumluluk almaktan kaçan insanlar yüzünden buraya geldik onlara benzemediğimiz için farklı düşünüyoruz (bence).

    Saygılarımla,
    Nippon

  • Bruce McLAREN
    Yorum — 2 December 2009, Wednesday @ 19:26

    Eş anlamlı yerlerin kullanım yerleri farklıdır yani. Hmm, peki.

    Eğer taraftarı olduğun takımın yönetiminde bozukluklar varsa, kendi başına yönetimi değiştiremeyeceğine göre yapacağın şeyler belli ve basit. Maça gitmez, orijinal ürünlerini almazsın. Ben Beşiktaş’ın yönetimini kendimce böyle protesto ediyorum mesela. Bir şey değişir mi? Belki evet, belki hayır. Ha, ileri gidip senin gibi düşünen insanları örgütleyebilirsin mesela. Bunu da Beşiktaşlılar yaptı. Hala da devam ediyor. Bunun da başarıya ulaşıp ulaşmayacağı belli değil ama inan senin yaptığın gibi birkaç teröristin davranışlarını tüm camiaya yıkmaktan çok daha faydalıdır.

    Saygılarımla,
    Bruce McLAREN

  • Nippon
    Yorum — 3 December 2009, Thursday @ 00:38

    ikisi eş anlamlı değil işte bunun farkında değilsin. Soyut bir şeylerden bahsederken kullanılan “büyüklük” yerine genellikle somut şekilde kullanılan “boyut” u kullanamazsın. kullanırsanda anlaşılmazsın.

    iyi güzel yazmışsında maça gitmeyip, orjinal ürün almayarak bahsettiğin teröristleri mi, kulübü mü kendini mi cezalandırıyorsun? bizim gibi düşünen insanları örgütlemek kağıt üzerinde güzel dursada bir bardak suda fırtına koparmaya çalışmaktan farklı olacağını sanmıyorum hoş o kadarcık insan bir bardak su yerine geçermi onuda bilmiyorum. o teröristleri bütün camia temizlemek isteyene kadar bütün camia sorumludur ve bu düşüncem (bana göre) seninkinden çok daha faydalıdır.

    Saygılarımla,
    Nippon

Yorum yap

XHTML: Kullanılabilir etiketler: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

(Haziran '08) — Bize bu güzel ortamı verdiği için, evrenin tek yaratıcısı Wordpress'e, bakarken orgazm olduğumuz bu temayı tasarladığı için de Berker Peksağ'a binlerce kere secde etmeyi görev biliriz. Amin.